doğumdan sonra güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumdan sonra güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2012 Salı

Saçlarım peki onlar ne olacak?

Bu hamilelik ve doğum gerçekten kadın bedenini çok yoruyor. Saçlarım mısır püskülünden hallice... Ee bir de beyazları kapatmak için her ay uygulanan boya. Saçlar ne yapsın? Anneme sordum dedi ki:

Duşa girmeden bir şişeye biraz sirke koy, sulandır...Ay dedim sirke iyrenç kokar, bişey olmaz nasılsa durulayacaksın dedi. Peki bir deneyeyim dedim. Bir 0,5 lt'lık pet şişeye bir kaşık sirke koydum. Duşa yanıma aldım. Şampuandan sonra uçlarına sulandırdığım sirkeden surdum. Aman ne kötü koktu. Sonra iyice duruladım.

Sonuç? Henüz tam anlamadım farkı. Birkaç kere daha deneyeceğim. Bakalım annem haklı çıkacak mı?

Onun saçlarıyla derdi yok...

13 Ocak 2012 Cuma

Anneannem derdi ki...


Anneannem de genç ve güzel olmak istiyormuş.

Çok tonton, tatlı bir anneannem vardı. Çok önce kaybettik kendisini.  Her zaman kendine çok özen gösteren bir kadındı.  Giydiğine, konuşmasına, cildine, saçına, başına..."Kızım yüzünüze nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin"derdi.  Nemlendiriciden kastı da Tokalon marka krem. "Ama gözünüzün çevresine sürmeyin sakin."  Göz çevresinin ayrı bakıma ihtiyacı olduğunu bilirdi. Dün morluklara savaş açmışken rahmetliyi düşündüm. 5 çocuk doğurmuş ve büyütmüş şahane bir kişilik.  Benim yaşımda çoktan tüm çocuklarını doğurmuş, büyütmeye başlamıştı bile. Hem de bulaşık/çamaşır/ekmek yapma makinesiz, atılabilir bebek bezi / alt açma örtüsü vs olmadan. Gerçekten güzel bir kadındı. Kibar ve olumlu. Ben de günün birinde torun sahibi olabilirsem eğer torunumun onu beni hatırladığı gibi hatırlamasını isterim. 

Bugün www.uzuncorap.com adlı sitede bir röportaj okudum. Memo Tembelçizer demiş ki : "Babalık, aynı anda dede, baba ve torun olabilmekmiş"  (tamamını okumak isteyenlere: http://uzuncorap.com/2012/01/10/memo-tembelcizerbabalik-ayni-anda-dede-baba-ve-torun-olabilmekmis/)

Bunun üzerine düşüneceğim…




9 Ocak 2012 Pazartesi

Annelik bir yolculuksa...

38 yaşından anne oldum. Biraz geç tabi. Ama sanırım gezmekten tozmaktan vakit bulamadım.  Neruda demiş ki:

"yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler,
yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar"

"Aman" dedim "hızlı hızlı yaşayayım". Kendimden memnun çok seyahat ettim. Şimdi annelik de çok planlamadan yapılan bir yolculuk gibi. Rehber kitaplara ne kadar bakarsanız bakın, sokaklarda kaybolup, kendi kendinize şehir keşfetmek daha güzel.  Fakat yorucu, fiziksel olarak yıpratıcı. Yürü yürü bir türlü güzel bir restoran bulamama hali.

Yani bel ağrısı, fazla kilolar, püsküle dönmüş saçlar, geceleri uykusuz kalmış gözlerin altında oluşan torbalar...
Annelik bir yolculuksa